25° Parçalı az bulutlu
Gündem - 04/06/2020 13:08 A A

“I can’t breath”
NEFES ALAMIYORUM…

 

Yaşadığımız olaylar sizi de şaşırtıyor mu bilmiyorum ama ben hayretler içerisindeyim… Gündem o kadar yoğun ve sarsıcı ki, tüm bu olup bitenleri anlamlandırmak hayli zorluyor insanı…

“Yakarsa dünyayı garipler yakar..” diyordu ya Müslüm Gürses… Sanırım gariplerin, zalim bir dünyayı, üstelik içerisindekiler ile birlikte ateşe verdikleri bir dönemi yaşıyoruz…

Başta orta doğu olmak üzere yeryüzünün birçok coğrafyasını, özgürlük götürme bahanesiyle fütursuzca işgal eden, yağmalayan, kan akıtan Amerika, yaşattığı sayısız vahşetin bir benzerini kendi evinde yaşıyor son günlerde…
Başkasını incitenin kendisi de güvende değildir…
ABD’de 46 yaşındaki George Floyd’un Minneapolis’te polis tarafından boğazına basılarak vahşice katledilmesinin ardından tüm ülkeyi sarıp sarmalayan protesto eylemleri, yer yer yağmalama ve linç girişimlerine de sahne oluyor.
Yine Amerika da başlayıp dünya geneline yayılan nev zuhur bu başkaldırı gösterileri, polisin orantısız güç uygulayarak katlettiği Floyd’un “Nefes alamıyorum!..” inleyişinden ilham alsa da asıl faktör şüphesiz devlet tarafından sistematik olarak uygulanan zulüm ve sömürü politikaları…

Suriye’de doğmuş olmanın bedeli sürgün, Yemen’de çocuk olmanın sonucu açlık, Amerika’da zenci olmanın karşılığı nefessiz bırakarak katledilmek olmamalıydı…
Öyle bir günün gelmesinden korkulmalıydı ki; mazlumların zalimlerden soracağı hesap, zalimlerin zulmünden daha çetin olacaktır…
Amerika’nın günah defterindeki ırkçılık, işlediği diğer şecaatlere bakıldığında pek bir hafif kalıyor…


Akdeniz kıyılarına vuran çocuk cesetleri, tarumar edilen ülkeler, yağmalanan hazineler, kutsallarına saldırılan mazlum halklar, ezilenler, sömürülenler, arşa yükselen feryatlar… Gören gözlerin, işiten kulakların, fark eden yüreklerin, insan olmaktan utandığı onca zulüm… Elbette tüm bunların bir karşılığı olacaktı değil mi?..

Maverdi’nin ifadesi ile “Memleketler, mülk ve saltanat, küfür üzerine durabilir de zulüm üzerinde duramaz…”

Bütün bu yaşanılanlardan sonra, aydınlık yarınlara çıkar mı insanlık, değişir mi bazı şeyler, biter mi, eksilir mi nispeten zulümler, haksızlıklar bilemiyorum…

İşin doğrusu özlenilen o baharın yakın gelecekte bizimle olacağına dair inancım da zayıf…
Ama şunu çok iyi biliyorum; Zulüm ile abad olunmaz… Zalimlerin saklanacak yeri yok. Eninde sonunda vicdanları onları bulacaktır…

Ezilenlere, sömürülenlere gelince;
Hz. İsa’nın “Ne mutlu yoksullara, öbür dünya onlarındır..” diye müjdelediği söylenir.
Ünlü Alman filozofu Friedrich Engels, bu güzel temenniyi bir adım daha ileriye götürüyor.
“Ne mutlu yoksullara öbür dünya onlarındır…Bu dünya da er ya da geç onların olacaktır…”

Amerikan Vandalizm’inin sosyal medyaya yansıyan küçük bir örneğiydi sadece George Floyd’un “ I can’t breath..” (Nefes alamıyorum) çığlığı…

Şimdi o haykırış tüm dünyada duyulur oldu… Hem de zalimlerin yüreklerini patlatırcasına…
Mazlum halkların nefesini kesersen, sen de nefessiz kalırsın…

Yeryüzü, aşkın yüzü oluncaya kadar, zulme ve haksızlıklara karşı çıkan, direnen, iyiliği çoğaltıp, kötülüklere engel olmaya çabalayan tüm kardeşlerime bin selam olsun…

Ahmet DUMAN

Gündem - 13:08 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.