28° Parçalı bulutlu

DEPREME DAYANIKLI HAYATLAR

Gündem - 25/01/2020 17:41 A A

DEPREME DAYANIKLI HAYATLAR

 

 

Zorlu Doğa olayları ile karşıldığında ilk akla gelen meslek grubu genellikle müteahhitlerdir. Evin iyisi; duvarın sağlamı, kolonun güçlüsü, temelin derinliği tartışmaya açılır. Zor zamanlarda dayanıklılığı teste tabi olan yapılar elbette sadece müteahhitlerin eseri olanlar değildir.

Dışarıda bu tartışmalar yaşanırken duygularımız, düşüncelerimiz, tutumlarımız, bakış açılarımız, beklentilerimiz, velhasıl karakterimiz de bir yapı olarak içimizde bir testten geçmektedir. Özellikle deprem gibi travmatik olaylarda daha da zorlaşıyor bu sınav.

En önemlisi de sınavda yardım isteyebileceğimiz herkesin bizimle aynı sınava tabi tutulması, değil mi? Yani birilerinden destek bekliyorsunuz ve o birileri de kendi içinde aynı zorluğu yaşıyor.

Deprem gibi bir faktör karakterimizi nasıl bir test halinde zorluyor olabilir?

Cevap; yaşadığımız yerin güvenli, yaşamımızın sağlıklı ve huzurlu olduğu inancını yerle bir edebilir. Yerine gelen inanç: ‘artık güvende değilim ve iyi değilim’. Bu düşünce giderek derinleşebilir ve gündelik yaşamımızda şimdiye kadar bizi biz yapan ne varsa bizden alabilir. Depremden önceki ‘ben’ gitmiş ve yerine benim bile tanımadığım yeni bir ben gelmiş olabilir. Hatta bu yeni ve kötümser ben, gelecekle ilgili, ailemle, işimle ilgili bütün umutlarımı yok edecek kadar acımasız olabilir. Hayatını kaybeden akrabalar yahut dostlar varsa tabii ki söz meclisten dışarı. Haa, yok; cana geleceğine mala gelmişse tezelden eski ve güçlü halimize dönmeye ihtiyacımız var.

Bu sağlıklı dönüşü çoğunlukla kendimiz için isteriz. Oysa deprem olduğunda yıkılmasından korktuğumuz çatının altında ‘canımızdan çok sevdiklerimiz de yok mu? Evet, çocuklarımız… Şöyle bir silkinip kendine gelecek kadar bilgisi, becerisi, tecrübesi olmayan yanımız… Bizim gözlerimize bakarak cesaret, güç ve güven duymayı özleyenlerimiz… Kimi sürekli sorular soran, kimi de orada, öyle sessizce içindeki ‘ne diyeceğini bilmeyen sese’ kulak veren çocuklar…

Bizden bir ışık ve bir ses bekliyorlar. Ne kadar saçma ve basit olursa olsun anlattıkları herşeyi önemseyerek dikkatle dinlememize ve anlamamıza ihtiyaçları var. Onlara sarılmamıza, ‘ben yanındayım, birlikte güvendeyiz’ dememize ve buna gerçekten inanmaya gerçekten ihtiyaçları var.

Şimdi lütfen bu yazıyı okuduktan sonra;

Gözlerinizi kapayın ve derin bir nefes alın. Deprem olmadan önce, geçmişte en iyi yaptığınız şeyleri düşünün. Ardından sevdiklerinizle birlikte çok mutlu olduğunuz bir anınızı hatırlayın. Gelecekte o işi çok daha iyi yapabileceğinizi ve sevdiklerinizle yeniden o kadar mutlu olabileceğinizi hayal edin. Öyle ki zihninizde mutlu bir diyalog kurgulayın: Herkes birbirine sevdiğini söylesin mesela.

Ve gözlerinizi açıp bu hayaliniz için çalışmaya başlayın.

İster canınız, isterseniz de canınızdan çok sevdikleriniz için…

İzzet ÇİDAM

Psikolojik Danışman

25.01.2020

Gündem - 17:41 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.