Saadet Partisi, Deva Partisi ve Gelece Partisi Malatya il başkanları tarafından Malatya'da deprem sonrası yaşananlar ile ilgili bir basın açıklaması yapıldı. Yapılan açıklamada Malatya'da yapılan çalışmaların hızlandırılması gerektiği vurgulandı. Sa…
Ne yazık ki bu şehir, zihninde Malatya ile ilgili yol haritası olmayan, göreve gelir gelmez milletin nasıl evlerde oturduğuna bakmaksızın kendilerine saray misali binalar ve makamlar yaptıran, şehrin en ücra köşelerine kadar binlerce posterini astırarak milletin parasıyla kişisel reklam peşinde koşan ve gerçek belediye başkanı misyonundan habersiz çağdaş belediyeciliği hala yol, asfalt ve kaldırım yapmaktan ibaret sanan belediye başkanları tarafından yönetilmenin bedelini ağır ödedi.
Ne yazık ki bu şehir, yıllardır yaşadığı şehrin dinamiklerini ve sorunlarını bilmeyen, Malatya ekonomisinin neden gittikçe küçüldüğünü ve Malatya’nın neden en hızlı yoksullaşan 5 ilden biri olduğunu merak bile etmeyen ve şehrin durumuyla ilgili gerçek verilerden habersiz millete sürekli uçuyoruz kaçıyoruz masalları anlatan tepeden inme milletvekilleriyle temsil edilmenin bedelini ağır ödedi.
Malatya ülkemizde yoksulluğun en hızlı arttığı birkaç ilden biri haline gelmiştir. Şehrimizde zengin-yoksul arası fark hızla artmaktadır. İnsanımızın refah düzeyi hızla düşmektedir. Öyle ki kişi başına düşen milli gelire baktığımızda, mevcut durumda bir Malatyalı Türkiye ortalamasının yarısı Dünya ortalamasının ise dörtte biri kadar refah düzeyine sahiptir. Üstelik bu rakamlar deprem öncesine aittir, deprem sonrası durum çok daha vahimdir.
Depremler rüzgâr gibi, yağmur gibi, kar gibi doğal olaylardır. İnsanoğlu olarak nasıl ki rüzgârın, yağmurun ve karın etkilerine karşı tedbir alıyorsak depreme karşı da tedbir almalı ve şehrimizi deprem dirençli bir şehre dönüşmeliyiz.
Tedbir almayı bilen ve can kaybının önüne geçebilen toplumlar için depremler bir dezavantaj değil tam aksine avantajdır. Bir deprem uzmanı bilim insanımızın da dediği gibi “Depremler Allah’ın sevdiği ülke ve şehirlere bir armağanıdır”. Çünkü hem ülke hem de Malatya olarak uçsuz bucaksız verimli topraklarımızı, başta bor madeni olmak üzere zengin yeraltı kaynaklarımızı, doğal maden sularımızı ve başta kaptaj suyu olmak üzere çok sayıdaki soğuk içme suyu kaynaklarımızı büyük oranda depremlere borçluyuz.
Diğer taraftan başta can kayıplarımız olmak üzere bize oldukça büyük bir bedele mal olan bu süreç sonrası yeniden yapılanma ile çok daha güzel bir Malatya inşa etmeliyiz. Dünyada çok sayıda benzer afetler yaşamış ve bu afetlerden başarıyla çıktıkları için bugün milyonlarca turist çeken onlarca şehir mevcuttur. Bu anlamda, şiddetli bir deprem sonrası yeniden kurulan Lizbon ve San Francisco, büyük bir yangın felaketinden sonra yeniden inşa edilen Londra ve Chicago, gibi şehirlerin afetle mücadele ve yeniden yapılanma tecrübelerinden istifade edilmelidir.
Yaşadığımız çok sayıdaki olumsuzluğa rağmen elbette ki karamsar değiliz. Malatya insanı tarih boyunca nice krizlerden nice afetlerden ve nice yokluklardan çekip çıkardı bu şehri. İnşallah yine çıkaracağız, yine başaracağız, yine ayağa kalkacağız, küllerimizden yeniden doğacağız ve bunu el ele omuz omuza hep birlikte yapacağız. Fakat bunun için doğru sistemlere, doğru kurumlara, doğru kadrolara ve doğru politikalara ihtiyaç olacaktır. Malatya’da bu potansiyel mevcuttur, yapılması gereken şey bu potansiyelin ortaya çıkarılmasıdır.
Şehrimizin yeniden ayağa kalkması ve Zümrüt-ü Anka misali küllerinden yeniden doğması için Deva, Saadet ve Gelecek Partileri İl Başkanlıkları olarak elimizden gelen her şeyi yapmanın insani, vicdani ve tarihi bir sorumluluk olduğu bilinciyle basın açıklamamıza katıldığınız için tekrar teşekkür ediyor, saygılar sunuyoruz.
Kamuoyuna saygıyla duyururuz."
Yorumlar