Advert
Advert

Bir Anne Hasretinin Altıncı Yılı

Hüzün Yaprakları Dökerken ​Takvimler yaprak yaprak dökülüyor, zaman akıp gidiyor ama kalbin bir köşesinde duran o sızı hiç eskimiyor. Bugün, tam altı yıl oldu. Uzun, yorucu ve amansız bir hastalığın pençesinden söküp alamadığımız, her nefesinde canımızdan can kopan annemi, çocukluğumu, sığınağımı, yani her şeyimi sonsuzluğa uğurlayalı tam altı koca yıl...

Yayınlanma Tarihi : Google News
Bir Anne Hasretinin Altıncı Yılı
Reklam Reklam Reklam Reklam

 

​Zamanın her acıyı hafiflettiğini söyleyenler, galiba bir annenin yokluğuyla hiç sınanmamış olanlardır. Çünkü geçen yıllar özlemi azaltmıyor; aksine, onun yokluğunda büyüyen o devasa boşluğu daha da derinleştiriyor. İnsan zamanla alışmıyor, sadece acıyla yaşamayı öğreniyor.

​Bugün benim için sıradan bir gün değil; takvimin en siyah, en ağır yaprağı.

​Annesiz geçen altı yılda anladım ki, insan annesini kaybedince sadece bir ebeveynini kaybetmiyormuş; geçmişini, arkasını yasladığı o yıkılmaz dağını, koşulsuz sevildiğini bildiği yegane limanını kaybediyormuş. Kaç yaşına gelirsek gelelim, onun dizinin dibindeki o çocuk olarak kalamıyormuşuz artık. Annemin gidişiyle, içimdeki o şımarık, korkusuz çocuk da büyümek, hatta yaşlanmak zorunda kaldı. Anne kokusunun sindiği o çocukluk günleri, şimdi sadece uzak ve iç yakan birer hayalden ibaret.

​Dile kolay, altı yıldır her sabah içimde kopan o fırtınayı, gözlerimde biriken o yaşları saklamaya çalışıyorum. Ama bugün saklayamıyorum. Bugün acımasız bir hastalıkla geçen o zor günleri, annemin gözlerimizin önünde eriyip gidişini ve nihayetinde bizi bırakıp gidişini hatırladıkça yüreğim ortadan ikiye bölünüyor. Ne yapsam, nereye baksam o amansız hastalığın bizden çaldığı "her şeyimi" görüyorum.

​Bizim payımıza artık bir mezar taşının soğukluğuna sarılmak, sessiz fatihalarla, gözyaşlarıyla teselli aramak düşüyor. Hastalık seni bizden fiziken kopardı belki annem, ama ne çocukluğumu emanet ettiğim o güzel gülüşün silindi hafızamdan ne de sevgin eksildi kalbimden. Her şeyimi kaybettiğim o kara günün altı senelik dönümünde, acın hala ilk günkü gibi taze, hasretin hala ilk günkü gibi yakıcı.

​Bugün bir kez daha anlıyorum ki, annesiz geçen her gün biraz eksik, biraz buruk ve boynu bükük.

​Mekanın cennet, ruhun şad olsun canım annem. Çocukluğunu, her şeyini geride bıraktığın evlatların, seni her nefeste özlemle, rahmetle ve hiç dinmeyen bir sızıyla anıyor... Kusurumuz olduysa affet, dualarımız her daim seninle.

begendim
1
Begendim
bayildim
0
Bayildim
komik
0
Komik
begenmedim
0
Begenmedim
uzgunum
1
Uzgunum
sinirlendim
0
Sinirlendim
Advert