Advert
Advert

ÇUNMAK!

Kuluncak’ta çocukluk… Bir hatıra değil, içimize gömülmüş bir sızıydı aslında. Ne zaman üstünü eşelesek, altından bir “ah” kalkıyor…

Yayınlanma Tarihi : Google News
ÇUNMAK!
Reklam Reklam

 

Biz saklambaç oynardık…

Ama kimse bize bir gün kendimizi kaybedeceğimizi söylemedi.

Sobelerken birbirimizi bulurduk,

Şimdi kendimizi bulamıyoruz…

İnsan en çok kendine saklanırmış, geç öğrendik…

Beştaş vardı avucumuzda…

Taş değilmiş meğer, zamanmış…

Bir bir havaya atıp tutarken, çocukluğumuzu düşürmüşüz fark etmeden.

Şimdi eğilip toplasak da eksik…

Bir tanesi hep yerde kalıyor…

O da içimizdeki çocuk…

Çelik çomak oynarken,

Dünyaya karşı bir gücümüz vardı.

Şimdi dünya çarpıyor bize…

Biz dağılmamak için susuyoruz…

Eskiden vurduğumuzda ses çıkardı,

Şimdi içimize vuruyor, yankısı bile yok…

Söğütten düdük yapardık…

Parayla alınmazdı o ses.

Nefesin varsa çalardın…

Şimdi nefesimiz var ama sesimiz yok.

İçimiz dolu… ama kimse duymuyor…

Akşam olunca soba yanardı…

Sadece evi değil, içimizi de ısıtırdı.

Üstünde pişen yemek,

Altında toplanan insanlar…

Şimdi sofralar büyük, evler geniş…

Ama kimse kimseye değmiyor…

Sıcaklık sobada değilmiş meğer,

İnsandaymış…

Yufka ekmeğini sobada kızartır,

Üzerine yağ sürer, çökelek koyardık…

Bir lokmayla doyardık.

Şimdi sofralar dolu…

Ama bir lokma huzur yok…

Okulda “bugün ne yaptım” diye yazardık…

En büyük derdimiz, teneffüsün erken bitmesiydi.

Şimdi koskoca hayatın içinde,

Bir günümüzü anlatacak tek bir cümle bulamıyoruz…

Yaşıyoruz ama yazacak kadar bile hissedemiyoruz…

“Zeki ama çalışmıyor” derlerdi…

Kimse demedi ki,

“Bu çocuk çok hissediyor…”

Belki de o yüzden yorulduk…

Hissetmekten… anlamaktan… susmaktan…

Biz dere tepe koşardık…

Ayağımız çamur olurdu,

Ama içimiz tertemizdi.

Şimdi ayakkabılar temiz…

Ama içimiz bulanık…

Ve şimdi…

Bir köşede oturmuş geçmişe bakıyoruz.

Bir çocuk geçiyor gözümüzün önünden…

Üstü başı toz içinde,

Yüzü gülüyor…

Tanıyoruz onu…

Ama seslenemiyoruz…

Çünkü o biziz…

Ve biz…

ona yetişemeyecek kadar büyüdük…

İşte insanın içine çöken o sessizlik…

İşte gecenin ortasında boğaza düğümlenen o his…

Adı hasret değil sadece…

Adı pişmanlık da değil…

Bu…

kendi çocukluğuna geç kalmış bir adamın

içinden kopan en derin “ah”tır…

begendim
0
Begendim
bayildim
0
Bayildim
komik
0
Komik
begenmedim
0
Begenmedim
uzgunum
0
Uzgunum
sinirlendim
0
Sinirlendim
Advert