Ege Savunma Havacılık ve Uzay Kümelenmesi’nin organize ettiği ESAS EXPO 23 Savunma sanayi devlerini tedarikçilerle buluşturdu. Aynı zamanda gerçekleşen CETECH Temiz Enerji Teknolojileri Fuarı 6 bin kişiyi ağırladı. Tepekule Kongre Merkezi’nde 3 gün b…
“Modern imalat teknolojilerinin geliştirilmesi”
Modern imalat teknolojilerinin geliştirilmesi ve kullanılmasının önemine değinen Gökalp “Gaz türbini yanma odalarının tasarımı sadece yanma bilimini yani kimyasal tepkimeli çok fazlı ve çok bileşenli, türbülanslı, yüksek sıcaklıkta ve yüksek basınçlı akışların deneysel ve sayısal çalışmalarını kapsamamaktadır. Yanıcı karışımın oluşturulması için gereken enjektör ve yakıcı teknolojileri ile birlikte yüksek sıcaklık ve basınçlara ve korozyona dayanacak malzemelerin ve soğutma teknolojilerinin geliştirilmesi ve katmanlı üretim gibi modern imalat teknolojilerinin geliştirilmesi ve kullanılması da fevkalade önemlidir. Bu alt bilim ve teknoloji alanlarının eğitiminin de en üst seviyelerde sağlanması gerekmektedir” dedi
“Test Merkezleri ve AR-GE İyileştirilmeli”
Mühendislerin dünya pazarından pay alacak teknolojiler geliştirebilmesi için
yapılması gerekenleri anlatan Gökalp “ Bu karmaşık ve bilimler arası eğitimlerle güçlenen mühendislerimizin yenilikçi yani hem ülkemizin ihtiyaçlarına cevap verebilecek hem de dünya pazarlarından pay alabilecek teknolojiler tasarlayabilmeleri için gereken bir diğer ayak da bu teknolojilerin geliştirilip test edileceği ve en iyileştirileceği Ar-Ge laboratuvarlarının ve altyapılarının oluşturulması, insan kaynakları ve teçhizatlarla donatılması ve sürekli olarak desteklenmesidir. Üniversiteler veya araştırma merkezleri dahilinde elbette eğitim amaçlı laboratuvarlar kurulmalıdır ama buralarda sistemsel araştırmaların yapılması çeşitli nedenlerden dolayı zordur. Bu Ar-Ge merkezlerinde yanma biliminin ve yardımcı bilim alanlarının ana kavramlarının eğitilenler tarafından iyice özümsenmesini sağlayacak çalışmalar yapılmalıdır. Mesela yanıcı bir karışımın laminer ve türbülanslı alev hızı nedir? nasıl ölçülür? hangi modern, lazerli veya değil, ölçme tekniklerini kullanmak gerekmektedir, bu yanma özellikleri hangi parametrelerden etkilenmektedir, hangi teorik ve sayısal tekniklerle analiz edilebilirler ve öngörülebilirler konularının eğitilenlere bu laboratuvar veya merkezlerde aktarılması gerekmektedir” şeklinde konuştu
Teknolojinin ürüne dönüşmesi için çalışmaların uygulama koşulları altında yapılması gerektiğini belirten Gökalp,”Mesela atmosferik basınçta elde edilen sonuçların gaz türbini yanma odalarının çalıştığı basınçlara ölçeklendirilmesi nerdeyse imkânsızdır. Bu çalışmalar yüksek hız, yüksek sıcaklık, basınç ve debi koşullarında ve nihai teknolojiye yakın yanma odası geometrileri kullanılarak yapılmalıdır. Bu gerekliliklerin yerine getirilmesi kapsamlı, yüksek donanımlı, önemli yatırım desteği isteyen altyapılar gerektirmektedir. Bunların yurt dışı örnekleri Fransa’daki ONERA, Almanya’daki DLR, ABD’deki NASA merkezleridir. Bunlar bir nevi “mükemmeliyet merkezleridir”, ve bilgi birikimini yenilikçi teknolojiye dönüştürmek için sanayinin, kamu Ar-Ge merkezlerinin ve üniversitelerin güdümlü projeler kapsamında beraber çalıştıkları mekânlardır. Bu türden merkezlere ülkemizde acilen ihtiyaç vardır. Yanma alanında bunların sayısısın diyelim 5’den fazla olmasına gerek yoktur. Var olan altyapılar bu türden mükemmeliyet merkezlerine evrilebilir, örneğin TÜBİTAK- SAGE, TEİ, TÜBİTAK -MAM gibi. Bu merkezlerin varlığı ile bu konularda yenilikçi, rekabetçi teknolojilerin ve ürünlerin geliştirilmesi birebir ilişkilidir.” şeklinde konuştu
“Var olan teknolojinin kırılgan noktalarına odaklanmak gerekmektedir”
Teknoloji geliştirmek için var olan teknolojinin kırılgan noktalarına odaklanmak gerektiğini belirten Gökalp, “Şimdiye kadar kullandığımız Gaz Türbini Yanma Odaları Tasarımı örneği ile devam edecek olursak, böylesi kırılgan noktalar vardır. Birincisi, gaz türbinlerinin karbonsuzlaştırılmasıdır. Yani karbondiyoksit salımlarının azaltılması hatta sıfırlanmasıdır. Bunun sağlanmasının yollarından bir tanesi, elektrik üreten gaz türbinlerinde yakıt olarak doğal gaz yerine hidrojen veya hidrojen katkılı yakıtların (linyitlerimizin gazlaştırılması ile elde edilebilecek sentetik gaz gibi) kullanılmasıdır. Başka kimyasal enerji dönüşümü teknolojilerini olduğu gibi, gaz türbini teknolojisini de önemli ölçüde etkileyecek bu dönüşümün önü henüz açıktır ama acele edilmelidir” dedi
“Sürdürülebilir Havacılık Yakıtları”
Kamu ve özel sektör kuruluşlarının ortak çalışma alanlarını yaratmaları gerektiğini belirten Gökalp “Bu gelişmenin her alanına, eğitimden, araştırmadan mükemmeliyet merkezlerine, acilen kamu ve özel sektör paydaşlarının kaynak ayırmaları ve ortak çalışma ortamlarını yaratmaları gerekmektedir. Gaz türbinlerinin havacılık uygulamalarında ağırlıklı olarak yine fosil kaynaklı ama sıvı yakıtlar kullanılmaktadır. Bu uygulama alanında da karbonsuzlaştırma gerekliliği zorunlu bir gerçeğe dönüşmüştür. Sivil havacılıkta kullanılan sıvı yakıtların 2025 yılından itibaren her sene artan oranda fosil kaynaklı olmayan yakıtlar içermesi gerekmektedir. Bu yeni yakıtlara “Sürdürülebilir Havacılık Yakıtları” diyoruz ve genellikle organik atıkların dönüştürülmesi ile üretilmelerini hedefliyoruz. Bu alanın önü de henüz açıktır, hem bu yeni yakıtların üretim teknolojilerinin geliştirilmesi, hem de bu yakıtların bugün kullanılan fosil kaynaklı kerozen tipi yakıtların yanma özelliklerini sağlamaları açılarından.” diye konuştu
Sanayi ve akademi etkileşiminde yüksek lisans öğrencilerinin önemine dikkat çeken Gökalp “Anlaşılacağı gibi, bu oturumun konusu yukarıdaki dönüşümler için ve ülkemizin bu dönüşümlere katkı vermesi için gereken sanayi – akademi (eğitim ve araştırma boyutlarıyla) etkileşimlerinin bugünkü durumu ve geleceği hakkında düşünmeye teşvik etmektir. Bu sürecin tam göbeğinde bulunan yüksek lisans öğrencisi arkadaşlarımızın sunumlarından gördüğümüz gibi, durum hiç de umutsuz değildir. Bütün paydaşların seferberliği ile daha da iyileştirileceğinden şüphem yoktur.” diye konuştu.
FOTO1:
Soldan sağa: Emre Böncü, Çağlar Malyemez, sunucu Belma Şahaner,
Fuar organizatörü Kadir Uçar, Tolga Yıldız, Metehan Taşcı