TÜRKİYE’DE KAYIP ÇOCUKLAR: BU VEBAL HEPİMİZİN, SORUMLULUK DEVLETİNDİR Türkiye’de her yıl binlerce çocuk kayboluyor. Bazıları günler sonra bulunuyor, bazıları ise bir daha hiç geri dönmüyor. Geri dönmeyen her çocuk, geride gözü yaşlı anneler, çaresiz babalar ve ömür boyu taşınan bir acı bırakıyor. Bu çocuklar sadece kaybolmuyor;
istismara uğruyor, suça sürükleniyor, sokakta yaşamaya zorlanıyor,
hatta hayatını kaybediyor.
En acı olan ise şudur: Bu çocukların kaç kişi olduğunu bile tam olarak bilmiyoruz.
Türkiye’de kayıp çocuklara ilişkin en son resmî veriler 2016 yılında açıklanmıştır. O
tarihten bu yana, devlet bu konuda halkı bilgilendirmemektedir. Bugün kaç çocuğun
kaybolduğunu, kaçının bulunamadığını, bu çocuklara ne olduğunu bilmiyoruz.
Bize göre devletin varlık sebebi; insanı, özellikle de en zayıf olanı, yani çocuğu
korumaktır. Bugün Türkiye’de birçok çocuk ailesinden kopuyor, sokakta çalıştırılıyor,
istismara uğruyor, suç örgütlerinin eline düşüyor. Bu tabloyu “münferit olaylar”
diyerek geçiştirmek, sorumluluktan kaçmaktır.
Kayıp çocuk meselesi sadece ailelerin değil, hepimizin meselesidir. Bu mesele,
doğrudan insan hayatıyla, vicdanla ve ahlakla ilgilidir.
Bu sorunun çözümü mümkündür. Ancak bunun için samimiyet ve irade koymak
gerekir. Öncelikle kayıp çocuklara ilişkin güncel, doğru ve şeffaf veriler derhal
kamuoyuyla paylaşılmalıdır. Kaybolan çocuklar için ulusal bir acil uyarı sistemi
kurulmalıdır. Risk altındaki çocuklar erken aşamada tespit edilmeli, aileler sosyal
ve ekonomik olarak desteklenmelidir. Yoksullukla mücadele edilmeden, aile yapısı
güçlendirilmeden bu sorun çözülemez.
Çocuklarımızın akıbetinin bilinmediği bir ülkede susmak da bu vebale ortak
olmaktır. Bu nedenle çağrımız nettir: Hükümet, çocukların hesabını vermek
zorundadır.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Saadet Partisi Malatya İl Başkanı
AV. HAMZA PAŞAHAN