Raporda gelir eşitsizliğinin ekonomik ve sosyal sonuçlarına dikkat çekilirken, üretim, istihdam ve adil paylaşımı esas alan politikaların hayata geçirilmesi çağrısında bulunuldu.
Saadet Partisi, "Türkiye'de Gelir Dağılımı" başlıklı Sosyal Gündem Analiz Raporu'nu yayımlayarak ülkede gelir dağılımındaki bozulmanın ekonomik olduğu kadar sosyal açıdan da önemli sonuçlar doğurduğunu vurguladı.
Raporda, ekonomik büyümenin tek başına toplumsal refahı göstermeye yetmeyeceği belirtilerek, üretilen gelirin toplumun tüm kesimleri arasında adil şekilde paylaşılmasının sosyal adalet ve sürdürülebilir kalkınmanın temel şartı olduğu ifade edildi.
Gelir Eşitsizliğine Dikkat Çekildi
Raporda, son yıllarda yaşanan yüksek enflasyon, hayat pahalılığı, işsizlik ve alım gücündeki düşüşün özellikle dar ve sabit gelirli vatandaşlar üzerindeki ekonomik baskıyı artırdığı kaydedildi.
Finans, büyük ölçekli ticaret ve sermaye yoğun sektörlerde gelirlerin hızla yükseldiği, buna karşın ücretli çalışanlar, emekliler, küçük esnaf ve tarım sektörünün aynı oranda gelir artışı sağlayamadığı belirtilerek, gelir grupları arasındaki farkın giderek büyüdüğü ifade edildi.
Bölgesel Farklılıklar Sürüyor
Raporda, Türkiye'deki gelir dağılımı sorununda bölgesel gelişmişlik farklarının da önemli rol oynadığı belirtildi. İstanbul, Marmara, Ege ve Batı Anadolu bölgelerinin daha yüksek gelir seviyesine sahip olduğu, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde ise gelir düzeylerinin düşük kaldığı ifade edildi.
Sanayi yatırımları, yüksek katma değerli üretim ve nitelikli istihdamın büyük ölçüde batı illerinde yoğunlaşmasının bu farkın temel nedenleri arasında yer aldığı belirtilirken, doğu illerinde işsizlik, göç ve yatırım eksikliğinin bölgesel eşitsizliği artırdığı kaydedildi.
Yoksulluk ve Borçluluk Artıyor
Raporda, gelir dağılımındaki bozulmanın yoksulluğu derinleştirdiği, milyonlarca vatandaşın temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığı ifade edildi.
Yüksek enflasyon nedeniyle özellikle gıda, konut, ulaşım ve enerji harcamalarında yaşanan artışların ücret artışlarını geride bıraktığı belirtilirken, çocuklar, kadınlar, işsizler ve emeklilerin yoksulluktan en fazla etkilenen kesimler olduğu vurgulandı.
Ayrıca birçok hanenin günlük ihtiyaçlarını kredi kartı ve tüketici kredileriyle karşılamak zorunda kaldığına dikkat çekilerek, artan borçluluğun ekonomik kırılganlığı daha da artırdığı ifade edildi.
"Gelirde Adalet Olmadan Toplumda Huzur Sağlanamaz"
Raporla birlikte yayımlanan basın açıklamasında ise ekonomik büyümenin ancak toplumun tüm kesimlerinin refahını artırdığı ölçüde anlam taşıdığı belirtildi.
Açıklamada, gelir dağılımındaki adaletsizliğin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda sosyal adalet, fırsat eşitliği, aile yapısı ve toplumsal huzuru doğrudan etkileyen önemli bir sorun olduğu ifade edildi.
Saadet Partisi, ekonomik kalkınmanın yalnızca büyüme rakamlarıyla değil, vatandaşların yaşam kalitesi, alım gücü ve sosyal refahıyla değerlendirilmesi gerektiğini savundu.
"Adil Düzen" Vurgusu
Açıklamada, üretim, istihdam ve paylaşımı esas alan; emeğin korunmasını, vergide adaleti, bölgesel kalkınmayı ve sosyal devlet anlayışını güçlendiren politikaların hayata geçirilmesi gerektiği belirtilerek, Milli Görüş'ün "Adil Düzen" anlayışının gelir adaletinin sağlanması açısından önemli bir model olduğu ifade edildi.
Saadet Partisi, gelirde adaletin sağlandığı, emeğin karşılığını bulduğu ve refahın toplumun tüm kesimlerine yayıldığı bir Türkiye hedefi doğrultusunda çalışmalarını sürdüreceğini belirtti.