Advert
Advert

CENNET KOKUSU

Yayınlanma Tarihi : Google News
author

Hüsamettin NACAR

 

Sonbahardı… Dağların eteğine ince bir hüzün çökmüştü. Meşelerin yaprakları sararmış, rüzgâr köyün içinden geçerken kuru yaprakları avlulara savuruyordu. Akşam erken inerdi bizim oralara… Güneş çekildi mi insanın içine de bir serinlik çökerdi.

 

Anam yine sabah ezanından önce kalkmıştı. Ben gözümü açtığımda sobanın başında çömelmiş, köz arıyordu. Elleri soğuktan çatlamıştı, parmaklarının üstü beyaz beyaz yarıktı. Ama o eller yine çayı koyuyor, hamuru yoğuruyor, bir yandan da bizim üstümüz örtülü mü diye dönüp dönüp bakıyordu. İşte ana yüreği buydu… Kendisi ayazda üşür ama evladının ayağına soğuk değmesin isterdi.

 

Ben çocuktum… Her şeyi normal sanırdım. Yemeğin hazır oluşunu, sobanın yanışını, çamaşırların temiz oluşunu, kapının önündeki odunun hiç bitmeyişini… Meğer bunların hepsi bir kadının ömründen eksiliyormuş sessizce.

 

“Galk oğul,” dedi o sabah yine. “Meşeye gideceğiz.” Peşine düştüm. Yol boyunca bir yandan merkebi çekiyor, bir yandan bana “üşüme” diye atkımı düzeltiyordu. Kendi elleri buz gibiydi ama benim cebime sıcak patates koymuştu üşümeyeyim diye. İşte analar böyledir… Kendi canı yanarken bile evladının içi üşümesin ister.

 

Meşeliğe vardık. Yere düşen kuru dalları toplamaya başladı. Eğildikçe sırtından ince bir “ah” çıkıyordu bazen ama hemen toparlıyordu kendini. Çünkü Anadolu kadını acısını bile sessiz yaşardı. Bir ara yorulduğunu hissettim. “Ana otur ecciḱ soluhlan,” dedim. Güldü… “Yükümüz çok oğul,” dedi sadece.

 

O zaman anlamadım. Şimdi anlıyorum… Taşıdığı yük odun değilmiş. Bir evin derdiymiş, çocuklarının geleceğiymiş, yoklukmuş, sabırmış, gece yastığa saklanan gözyaşıymış.

 

Topladığı çırpıları gıldan sicimle bağladı, pendek yaptı, merkebe yük vurdu. Yük bir tarafa kayınca yerden iri bir daş aldı, öte yana koydu ve yine dengeledi. Şimdi düşünüyorum da… Bir ana ömrü boyunca hep denge olurmuş zaten. Baba yorulunca güç olurmuş, çocuk düşünce el olurmuş, ev dağılınca dua olurmuş, yokluk gelince bereket olurmuş. Kendi içi paramparça olsa bile evi ayakta tutarmış.

 

Biz sofraya oturunca önce bize uzatırdı sıcak ekmeği. Kendisi en son yerdi. Bazen sadece çayla doyurduğunu yıllar sonra anladım. Bir montumuz olsun diye kendi eski hırkasını yıllarca giymiş. Biz mahcup olmayalım diye kendi yokluğunu saklamış.

 

Geceleri herkes uyurken o uyumazdı. Birimizin ateşi çıksa sabaha kadar başımızda beklerdi. Birimizin morali bozulsa günlerce içine dert ederdi. Okula giderken arkamızdan dua okurdu sessizce. Biz duymazdık… Ama anaların duası çocuklarının omzunda görünmez bir el gibi dururmuş meğer.

 

Evin her şeyi oydu aslında… Aştı, ekmeğin kokusuydu, soba başındaki sıcaklıktı, kış gecelerinde üstümüze örtülen yorgandı, bayram sabahı ütülenmiş gömlekti, hasta olduğumuzda alnımıza değen serin eldi… Ve en çok da merhametti.

 

Bir kuzu anasız kaldığında biberonla besleyen oydu. Kapıya gelen aç insanı geri çevirmeyen oydu. Kendi evladı gibi mahallenin çocuğunu da düşünen oydu. Anadolu kadını biraz toprak gibidir… Üstüne basılır, yorulur, çamura bulanır ama yine de içinden hayat çıkarır.

 

Şimdi büyüdüm… Anamın saçlarına düşen beyazları gördükçe içim daralıyor. Çünkü insan bir gün geliyor, anasının da yaşlandığını fark ediyor. Oysa çocukken insan anayı hiç gitmeyecek sanıyor.

 

Şimdi eve her girişimde onun sesine kulak kesiliyorum. Sobanın üstündeki çayın fokurtusunu dinliyorum. Çünkü biliyorum… Bir gün o ses eksilirse ev eksilecek. Çünkü ana olmayınca ev sadece dört duvar oluyor. Rahmet çekiliyor içinden, bereket çekiliyor, huzur çekiliyor.

 

Ve insan ne kadar büyürse büyüsün… Anasının yanında hâlâ çocuktur.

 

Ben bugün ne biliyorsam biraz onun duasından biliyorum. Ne kadar ayakta kaldıysam biraz onun sabrından kaldım. Ne kadar insan olabildiysem biraz onun merhametinden oldum.

 

Şimdi dönüp çocukluğuma bakınca şunu anlıyorum: Bizim evin direği kerpiç değilmiş… Anammış.

 

Ve dünyanın en ağır yükü de odun değilmiş… Bir ananın içine attığı fedakârlıkmış.

begendim
0
Begendim
bayildim
0
Bayildim
komik
0
Komik
begenmedim
0
Begenmedim
uzgunum
0
Uzgunum
sinirlendim
0
Sinirlendim